in

Fatih Sultan Mehmed Han’ın Mücevheri

Fatih Sultan Mehmed Han’ın Mücevheri

Tartışmasız bir şekilde Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük padişahı olan, peygamber övgüsüne nail olmuş büyük sultan Fatih Sultan Mehmed han, aynı zamanda güzel sanatlarada oldukça meraklıdır.

Kendisine ait işlenmemiş bir mücevheri, işlendikten sonra bile tanıyabilecek derecede büyük bir değerli taş ustası olan büyük hakanın bu hikayesini sizlerle paylaşalım.

Fatih, Gedik Ahmed Paşa’ya Alanya’yı almasını ister. Alanya Gedik Paşa tarafından kuşatılır ve sonunda güzellikle alınır. Bunun için Fatih, Alanya Beyi Kılıç Arslan’a dokunmaz ve Gümilcine’de ailesi ile oturması için imkan sağlar.

Bu zamanda Kılıç Arslan, kuyumculuk işinde çok mahirdir ve her türlü değerli taşı ustalıkla işler. Fatih’in elinde de çok sevdiği ama kullanamadığı bir mücevher vardır. İdris-i Bitlisi’nin naklettiğine göre Kılıç Arslan bu mücevheri görür ve “hünkarım dilerseniz bu mücevheri istediğiniz şekilde sizin için yapayım” der. Fatih de mücevherini Kılıç Arslan’a verir ve Kılıç Arslan Bey Gümilcine’ye gider.

Ancak Kılıç Arslan bir süre sonra buradan bir gemiye biner ve Mısır’a kaçar. Yanında da Fatih’in kendisine işlemesi için verdiği mücevher vardır. Bir süre sonra Kılıç Arslan bu kaçışından pişman olur ve Fatih’in kendisine verdigi mücevheri işler ve özür mektubu ile bir tüccar vasıtasıyla Fatih’e yollar.

Mücevheri Gedik Ahmed Paşa alır ve padişaha verir. Fatih mücevheri eline aldığında “Bu mücevher bu tüccarın eline nerden geçmiş. Sor bakalım ben bunu Kılıç Arslan’a vermiştim. Ondan sana nasıl geçti” der. Gedik Ahmed Paşa şaşkına döner ve mücevher işlenmiş olmasına rağmen nasıl tanıdığına hayret eder.

Bundan sonra Kılıç Arslan’ın özür için gönderdiğini söyler. Tabi bu sırada Kılıç Arslan da Mısır da durmamış İran’a yola çıktığı zaman yolda ölmüştür.

Next post

Çanakkale’de Verilmiş Harp Madalyası

Mustafa Kemal Atatürk’ün Kız Öğrencilerle Bir Fotoğrafı